Kayseri’de Gezilmesi Gereken Tarihi Turistik Yerler
Tarihi Eserler ve Yapılar
Kayseri, Türkiye’nin en eski şehirlerinden biridir ve bu nedenle tarihi miras açısından oldukça zengindir. Şehrin etkileyici mimarisi ve tarihi yapıları, geçmişten günümüze kadar gelen izleri taşımaktadır. Bu yazımızda sizlere Kayseri’de mutlaka görmeniz gereken tarihi eserler ve yapılar hakkında detaylı bilgiler sunacağız.
1. Kayseri Kalesi: Kayseri Kalesi, şehrin sembolik yapısıdır ve MÖ 3. yüzyılda Pers İmparatorluğu döneminde inşa edilmiştir. Daha sonra Roma, Bizans ve Selçuklu dönemlerinde restore edilmiştir. Kalede gezintiye çıkarak şehrin panoramik manzarasını seyretmek mümkündür.
2. Gevher Nesibe Tıp Medresesi: Anadolu’nun ilk üniversitesi olan Gevher Nesibe Tıp Medresesi, Selçuklu Sultanı II. Alaeddin Keykubat tarafından 1206 yılında yaptırılmıştır.
3. Hunat Hatun Külliyesi: Selçuklu dönemi mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan Hunat Hatun Külliyesi, 1238 yılında Hunat Hatun tarafından yaptırılmıştır. Külliyede cami, medrese, hamam ve türbe bulunmaktadır.
4. Sahabiye Medresesi: 1267 yılında yapılan Sahabiye Medresesi, Selçuklu döneminin önemli eğitim kurumlarından biridir. Günümüzde ise Kayseri Arkeoloji Müzesi olarak kullanılmaktadır.
5. Kayseri Ulu Camii: Selçuklu Sultanı II. Alaeddin Keykubat tarafından 1196 yılında yaptırılan Kayseri Ulu Camii, şehrin en büyük camisidir ve Anadolu’nun en eski camilerinden biridir.
6. Güpgüpoğlu Konağı: Kayseri’nin en iyi korunmuş ve en güzel konaklarından biri olan Güpgüpoğlu Konağı, 19. yüzyılda yapılmıştır. Osmanlı dönemi mimarisini yansıtan konağın içindeki süslemeler oldukça dikkat çekicidir.
7. Emir Sultan Camii: Anadolu’nun en önemli İslami eserlerinden biri olan Emir Sultan Camii, Selçuklu döneminde inşa edilmiştir. Caminin içinde yer alan mozaikler ve geometrik desenler oldukça etkileyicidir.
8. Kayseri Saat Kulesi: Şehrin sembol yapılarından biri olan Kayseri Saat Kulesi, 1905 yılında yapılmıştır. Yüksekliği 32 metredir ve Türkiye’nin en yüksek saat kulelerinden biridir.
9. Melik Gazi Türbesi: 12. yüzyılda yaşamış olan Selçuklu komutanı Melik Gazi’nin türbesi, şehrin en önemli tarihi yapılarından biridir. Türbenin yanında ise Melik Gazi Medresesi bulunmaktadır.
10. Ali Çavuş Camii: Kayseri’de yer alan diğer önemli camilerden biri olan Ali Çavuş Camii, 16. yüzyılda yapılmıştır ve Osmanlı dönemi mimarisini yansıtmaktadır.
Kayseri’de bulunan diğer tarihi eserler arasında Lala Mustafa Paşa Hanı, Döner Kümbet, Sahabiye Türbesi, Şeyh Nasreddin Türbesi ve Selçuklu Hamamları da bulunmaktadır. Tüm bu yapılar şehrin geçmişine tanıklık etmektedir ve görülmeye değerdir.
– Kayseri Kalesi
Kayseri Kalesi, Kayseri şehrinin merkezinde yer alan ve uzun bir tarihe sahip olan önemli bir tarihi yapıdır. 13. yüzyılda Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır ve o dönemden bu yana pek çok farklı amaç için kullanılmıştır.
Kale, yaklaşık olarak 40 metre yüksekliğe sahip olup üstündeki duvarlar sayesinde stratejik bir konuma sahiptir. Şehri korumak amacıyla yapılan kale, zaman içinde çeşitli onarımlar ve eklemelerle günümüzdeki haline gelmiştir.
Kayseri Kalesi’ni ziyaret ettiğinizde, görülecek çok sayıda bölüm bulacaksınız. Kale içerisinde yer alan camii, hamam, mescit ve sarnıç gibi yapıları görebilirsiniz. Ayrıca kalenin iç avlusunda bulunan meydanda keyifli vakit geçirebilir veya restoranlarda lezzetli yöresel yemekler tadabilirsiniz.
Kalenin en ilgi çekici bölümlerinden biri de zindan olarak kullanılan yer altı odalarıdır. Bu odalar zamanında esirlerin tutulduğu ve işkence gördüğü yerler olarak bilinmektedir.
Kayseri Kalesi, hem tarihi önemi hem de mimarisiyle Kayseri’nin en önemli turistik mekanlarından biridir. Eğer Kayseri’ye yolunuz düşerse, mutlaka bu tarihi yapıyı ziyaret etmenizi tavsiye ederiz.
– Gevher Nesibe Medresesi
Kayseri, Türkiye’nin orta Anadolu bölgesinde yer alan ve zengin bir tarihe sahip olan şehirlerden biridir. Şehrin tarihi dokusu, geçmişten günümüze kadar birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olması nedeniyle oldukça zengindir. Bu zengin tarih içerisinde önemli bir yere sahip olan Gevher Nesibe Medresesi, Kayseri’de gezilmesi gereken önemli turistik yerler arasındadır.
Gevher Nesibe Medresesi, 1206-1207 yıllarında Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubad tarafından inşa ettirilmiştir. İsim olarak da Sultanın kızı Gevher Nesibe’den gelmektedir. Medrese, zamanının önde gelen mimarlarından olan Hürremşah tarafından yapılmıştır ve Selçuklu döneminde bilim ve eğitimin önemini vurgulamak amacıyla kurulmuştur.
Gevher Nesibe Medresesi’nin en dikkat çekici özelliklerinden biri de Türkiye’deki ilk hastane olarak bilinmesidir. Medrese, tıp eğitiminin verildiği bir okul olarak kullanılmış ve aynı zamanda hastane olarak da hizmet vermiştir. Tarih boyunca ünlü hekimlerin yetiştiği bu medresede, insan anatomisi, cerrahi teknikler ve ilaçlar gibi konuların yanı sıra Arapça ve matematik de öğretilmiştir.
Medresenin mimari yapısı ise oldukça etkileyicidir. İki katlı bir yapı olan medresenin iç avlusuna giriş kapısı üzerindeki kabartmalar dikkat çekicidir. İç avluda yer alan revaklar ve odalar da oldukça zarif detaylara sahiptir. Medresenin en önemli bölümü ise ana giriş kapısının hemen yanında yer alan şifahane (tedavi odası)dir. Bu odada hastalar tedavi edilmiş ve günümüze kadar ulaşan diğer Sel çuklu eserlerinde de rastlanmayan bir şekilde duvarlarda insan figürleri tasvir edilmiştir.
Gevher Nesibe Medresesi, 1942 yılına kadar tıp eğitimi verdiği için günümüzde “Tıp Eğitim Müzesi” olarak kullanılmaktadır. Medresenin müze bölümlerinde, döneme ait tıbbi aletler, kitaplar ve ilaçlar sergilenmektedir. Bunun yanı sıra medresede yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan eserler de ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir.
– Hunat Hatun Camii
Hunat Hatun Camii, Kayseri’nin en önemli tarihi yapılarından biridir. Anadolu Selçuklu mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan bu camii, Kayseri’nin merkezinde yer almaktadır. 1238 yılında Alaeddin Keykubad’ın annesi Hunat Hatun tarafından yaptırılmıştır.
Caminin yapımında kullanılan taşlar ve mozaik işlemeler, o dönemin ustalarının ne kadar yetenekli olduğunu göstermektedir. Caminin avlusunda yer alan abdesthane ve şadırvan ise oldukça dikkat çekicidir. Ayrıca caminin ana giriş kapısının üzerindeki kitabesinde kullanılan yazı stili de Selçuklu sanatının en güzel örneklerinden biridir.
Caminin içerisine girildiğinde ise kubbelerin altındaki süslemeler ve duvarlardaki hat sanatıyla adeta büyüleniyorsunuz. Tavan ve duvarlar, ilginç motiflerle süslüdür ve ziyaretçilere muhteşem bir atmosfer sunar.
Hunat Hatun Camii, Kayseri’nin en büyük camilerinden biridir ve yaklaşık 4000 kişilik bir kapasiteye sahiptir. Şehrin önemli tarihi olaylarına tanıklık etmiş olan bu cami, aynı zamanda şehrin sembolü olarak da kabul edilir.
Cami, Osmanlı döneminde de onarımlar geçirmiş ve günümüzde de ibadet için kullanılmaya devam etmektedir. Hunat Hatun Camii’nin yanında yer alan medrese ise bugün müze olarak ziyaretçilere açıktır.
Kayseri’ye seyahat eden herkesin mutlaka görmesi gereken Hunat Hatun Camii, Anadolu Selçuklu mimarisinin en önemli eserlerinden biridir. Hem tarihe tanıklık etmek hem de muhteşem bir mimari yapıyı keşfetmek isteyenler için ideal bir durak olacaktır.
– Sahabiye Medresesi
Kayseri’nin tarihi dokusunda yer alan Sahabiye Medresesi, şehrin en önemli turistik mekanlarından biridir. Kayseri merkezinde bulunan medrese, Selçuklu döneminde inşa edilmiştir ve günümüze kadar sağlam bir şekilde ayakta kalmıştır.
Sahabiye Medresesi, mimari açıdan oldukça etkileyici bir yapıya sahiptir. Selçuklu mimarisinin özelliklerini yansıtan medrese, iki katlı ve avlulu bir plana sahiptir. Giriş kapısı üzerinde yer alan geometrik süslemeler ve sivri kemerler, ziyaretçilerin dikkatini çekmektedir.
Medresenin içerisinde ise derslikler ve hücreler bulunmaktadır. Dersliklerdeki ahşap kürsüler ve taş sütunlar, zamanın mimari tarzını yansıtmaktadır. Ayrıca hücrelerdeki alçı işlemeler de dikkat çekicidir.
Sahabiye Medresesi’nin en önemli özelliklerinden biri de tarih boyun ca birçok ünlü ismin eğitim aldığı bir merkez olmasıdır. Medresede eğitim görenler arasında ünlü astronom Nasreddin Tusi ve hukuk bilgini İbnü’l-Aziz gibi isimler bulunmaktadır.
Günümüzde medrese, müze olarak ziyaret edilebilmektedir. Ziyaretçiler, medresenin tarihi atmosferini hissedebilir ve Selçuklu dönemine ait eserleri yakından inceleyebilirler. Ayrıca medresenin bahçesinde yer alan kafe, ziyaretçilere güzel bir dinlenme ve manzara keyfi sunmaktadır.
Müzeler ve Sanat Galerileri
Kayseri, Türkiye’nin tarihi ve kültürel zenginliğini yansıtan bir şehirdir. Bu nedenle, şehrin her köşesinde geçmişten günümüze uzanan tarihi turistik yerleri bulabilirsiniz. Ancak Kayseri’de gezilmesi gereken en önemli yerlerden biri de müzeler ve sanat galerileridir.
Müzeler ve sanat galerileri, hem geçmişten gelen eserlerin sergilendiği hem de modern sanatın izlenebildiği mekanlardır. Kayseri’de bulunan müzeler ve sanat galerilerinde ziyaretçiler, şehrin kültürünü daha yakından tanıyabilir ve farklı ülkelerden gelen eserleri görebilir.
Şehrin merkezinde bulunan Kayseri Arkeoloji Müzesi, bölgenin ilk arkeoloji müzesidir. Müzede Hititler döneminden Osmanlı dönemine kadar uzanan çeşitli eserler sergilenmektedir. Ayrıca Selçuklu dönemi mimarisine örnek olan Gevher Nesibe Medresesi’nin restorasy onu yapılarak müzeye dönüştürülmüştür.
Etnografya Müzesi ise Kayseri’nin kültürel mirasını yansıtan eserlerin sergilendiği bir müzedir. Müzede geleneksel el sanatları, kıyafetler, ev eşyaları ve yöresel yemeklerin tanıtımı yapılır.
Kayseri’de ayrıca Türkiye’nin ilk ve tek modern sanat müzesi olan Erciyes Sanat Merkezi de bulunmaktadır. Müze, çağdaş sanatın yanı sıra uluslararası sanatçılara da yer vermektedir.
Sanat galerileri arasında en bilinenleri ise Mim Kemal Öke Sanatevi ve Kayseri Sanatevi’dir. Bu galerilerde yerel ve ulusal sanatçıların eserleri sergilenir.
– Erciyes Üniversitesi Arkeoloji Müzesi
Erciyes Üniversitesi Arkeoloji Müzesi, Kayseri’nin en önemli tarihi turistik yerlerinden biridir. Erciyes Üniversitesi kampüsünde bulunan bu müze, zengin koleksiyonu ve tarihi eserleriyle ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim sunmaktadır.
Müzede binlerce yıllık geçmişi olan Anadolu medeniyetlerinin izlerini bulmak mümkündür. Hitit, Frig, Roma, Bizans ve Selçuklu gibi dönemlere ait arkeolojik eserler burada sergilenmektedir. Ayrıca Kayseri ve çevresinde yapılan kazılarda bulunan eserler de müzede görülebilir.
Müzeye girişte karşılaştığınız ilk eser heybetli mermer bir tapınak kapısıdır. Bu kapı İznik’te yapılmış olup Selçuklu mimarisinin en güzel örneklerinden biridir. Buradan içeriye girildiğinde ise büyüleyici bir atmosfer sizi beklemektedir.
Müzenin en dikkat çeken eserlerinden biri de Hititler dönemine ait olan “Kral Kapısı”dır. Yapımı MÖ 13. yüzyıla kadar uzanan bu kapı, kayalara oyularak yapılmıştır ve özellikle kabartmalarıyla dikkat çekicidir.
Müzede ayrıca Selçuklu dönemi eserleri de önemli bir yer tutar. Burada bulunan Selçuklu sultanlarına ait taş mezarlar, türbeler ve yazma kitaplar büyük ilgi görür. Ayrıca müzede sergilenen mozaikler ve Roma dönemi heykelleri de ziyaretçilerin ilgisini çeker.


